Antifriz Üreten Balıklar

Tahmini Okuma Süresi: 2 dakika

Güney ve Kuzey Kutbunda yaşayan birbirinden ayrı 2 balık türünün soğuktan korunmak için günümüze kadar evrimsel patikadan ulaştıkları yollarla ‘antifriz’ ürettikleri ortaya çıktı.

İlişkisiz türlerin doğanın belirli zorluklarına aynı çözümü geliştirmeleri alışılmadık bir durum değildir. Buna, yakınsak evrim denir ve zaman-mekândaki geniş ayrılıklarına rağmen, yunusların ve iktinozorların aynı görünmesinin nedeni de budur.

Araştırma Süreci

Yakınsak evrim pekala moleküler düzeyde de olabilmektedir bu Arctic morina ve Antarktika nototeniyoid balıklarını glikoproteinler olarak bilinen aynı antifrizi üretmeye yönlendirmiştir. Illinois Üniversitesi’nden Profesör Christina Cheng, yaptığı açıklamada, nototeniyoid balıkların izlediği yolun birkaç yıldan beri bilindiğinden bahsedip morina balığının bunu kendi başına nasıl yaptığının bir sır olarak kaldığını ekledi.

Genler genellikle mevcut genlerin replikasyonu ve mutasyonu yoluyla gelişmektedir, bu yüzden Cheng ve ekibi morina balığı glikoproteini geninin öncülü olabilecek bir gen için diğer balık türlerini aradılar lakin hiçbir şey bulamadılar.

Sıcak sularda yaşayan bazı morina balıkları antifriz üretmez, bu yüzden Cheng bu balıkların genomlarını glikoprotein yapanlarla karşılaştırdı. Ulusal Bilimler Akademisi Bildirilerinde, daha ılıman sularda yaşayan morina balıklarının genlerinde bu özel genin yapı taşlarının bulunduğu belirtildi.

DNA’nın ana görevi olarak görülen protein sentezi junk DNA (kodlamayan DNA’lar) tarafından yapılmaz. Bu noktada genomun çoğunluğunun adeta bir atık olduğu kabul edildi. Son yıllarda, kodlamayan DNA’nın aslında canlılarda, ne zaman ve ne kadar protein ürettiklerini belirlemek için genlerin ifadesini değiştirmek gibi önemli amaçlara hizmet ettiğini öğrendik. Cheng’in çalışması, yeni genlerin inşa edilebileceği bir ham madde olarak hareket eden kodlamayan DNA için bir başka rolü daha vurgulamaktadır.

Cheng: ‘Çöplükten DNA yapmak kolay değildir. Buzlu Kuzey Kutbunun sularında yaşamını sağlayan bu balıklardaki gelişimi, bir dizi görünüşte imkansız, şans eseri olayı sonucu meydana geldi’ dedi.

Genin Fonksiyonu

Bildirinin yazarları, kodlamayan DNA’nın dokuz-nükleotit segmentinin bazen gerçekleştiği gibi birkaç kez çoğaltıldığını daha önceden keşfetmişlerdi. Bu durumda, daha uzun olan sekans, buz kristallerine yapışan aminoasitleri kodlayarak, balıklara zarar verebilecekleri noktadaki büyümelerini önlemektedir.

Bununla birlikte, antifriz, üretildiği hücrelerin içinde kaldığı sürece işe yaramaz. Rastgele bir mutasyon, glikoproteinin, ihtiyaç duyulduğu yerde hücreden kana taşınmasını etkilerken, bir başka değişiklik, yeni oluşturulan genin, RNA’nın içine kopyalanmasına neden olarak devam etmesini sağlar. Son olarak Cheng, evrimin o kadar verimliği olmadığını bunun daha çok elde olanlarla yetinme olduğunu belirtti.

Yiğit Bal

Another Turkish law student who is crazy in love with other cultures, languages, history, politics, music, dogs and tacos.

Antifriz Üreten Balıklar” için bir yorum

  • 15 Şubat 2019 tarihinde, saat 17:45
    Permalink

    Tartışmaya açık ilginç bir başlık altında konunu seçmişsin. Konuyu kaynaklara dayandırarak anlatmana ve basit diline bayıldım. Yazınızı çok beğendim ama beni en çok etkileyen bir hukuk öğrencisi olarak “ben hukuk okuyorum abi ne yapayım biyolojiyi” demeden araştırmaya ve öğrenmeye devam etmek. Seni tebrik ediyorum ve herkese örnek olmanı diliyorum. Bu güzel yazı için teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe