Bedeninizin Parçalarına Sahip Misiniz? Değilseniz Olabilmeli Misiniz?

Tahmini Okuma Süresi: 2 dakika

(Beden mülkiyeti üzerine bir İngiliz davası: Yearworth v North Bristol NHS Trust Great Britain [2009] EWCA Civ 37)

hukuk

Hukuk, tarihsel olarak herhangi birinin kendi bedenine sahip olduğunu kabul etmemiştir. Eğer gerçekten bedenimizin sahibi olsaydık istediğimiz şekilde organ satar, fuhuş yapar ve kölelik yapabilirdik. Aynı zamanda bu sahiplik bedenimizi imha edip etmemeye karar verebilmek anlamına da gelirdi lakin 1961’e kadar İngiltere’de intihar etmek suçtu. Bu durumda hala yasa dışı olan intihar girişimini planlayan veya intiharı teşvik edenlerin davaları, kendilerini öldürmeyi başaran insanlara dava açmaya çalışmaktan daha önemliydi!

Kendi bedenlerimize sahip olmamız mantıklı görünebilir, ama aslında hukuk tersini söyler.

Aslında bu kural tıptaki değişimler ışığında sorgulanmıştır ve şu anki gelinen noktada vücudumuzdan koparılan kısımların mülkümüz olduğunu iddia edebiliriz.

ameliyat

Dava

Yearworth’taki davacılar, kanser için kemoterapiye başlamadan önce bir kliniğe semen numuneleri bırakmış ve tedavinin onları kısır yapabileceği söylenmişti. Hastane, numuneleri yeterince özenle saklamadı ve spermler hasar gördü. Somut olaydaki erkekler, artık çocuklarının olamayacağını keşfettiklerinde psikolojik olarak zarar gördüler. Problem, meni artık vücutlarının bir parçası olmadığından kişisel yaralanma iddiasında bulunulamamasıydı, ancak hukuk yukarıda belirtilen sebeplerle bedensel sıvılara mülkiyet sıfatı atfedemiyordu. Bununla birlikte, mahkeme, semen örneklerinin, erkeklerin üzerindeki kontrolü nedeniyle kişisel mülk olduğuna karar vermiştir. 1990, İnsan Döllenmesi ve Embriyo Yasası tarafından belirlenen bazı sınırlamalara rağmen bu bedensel parçalarla yapılacaklara insanlar karar verebilmektedir. İnsan ve parçası arasındaki bu ilişki hukuki mülkiyet özelliklerinin çoğuna sahipti. Dolayısıyla davacılar mülklerinin ihmalinden kaynaklanan manevi tazminat için talepte bulunabildiler.

anatomi
anatomi

Bu dava, gerçeklerle ilgili doğru karar gibi görünmekte ancak normalde bütünü sıkı bir şekilde kapatılmış olan bir hukuk alanını da açmaktadır. Böyle bir sonuçla daha az tatmin olabileceğimiz veya hiç olmayacağımız benzer davaları düşünebiliyor musunuz? Mahkemeler sınırı nereye çekeceğine nasıl karar vermelidir? Arkadaşınıza böbrek bağışında bulunduğunuz, doktorunuzun böbreğe zarar verdiği ve arkadaşınızın ameliyat olamamasından dolayı manevi olarak zarar gördüğünüz bir senaryoda, böbrek üzerinde mülkiyet hakkınız var mıdır? Peki arkadaşınızı kurtarma fikrinden vazgeçip böbreği satmaya karar verirseniz? Fark nedir?

Yiğit Bal

Another Turkish law student who is crazy in love with other cultures, languages, history, politics, music, dogs and tacos.

Bir cevap yazın

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe