Dünya’ya Tıkılı Kalmak

Tahmini Okuma Süresi: 3 dakika

Dünya’dan Kaçmaya Çalışmak

Dünya şu anki tek evimiz ve bu evden zaman zaman kafamızı dışarı çıkartıyoruz. Ay’a ya da Dünya yörüngesine direkt olarak insan yolladık. Henüz uzaklara da direkt olarak biz gidemesek de araçlarımızı yollayabiliyoruz. InSight’ın Mars yüzeyine inmesi belki de dündü. InSight ilk olmadığı gibi son da olmayacağa benziyor. Evimizi seviyoruz, kirletiyoruz ve yenisini bulmaya çalışıyoruz. Belki biz yaşamasak da gelecek nesillere bir ev arıyoruz. Ama evden dışarı çıkmaya çalışırken evimizi ne kadar kirlettiğimizi farkına varmıyor gibiyiz. Başka Dünyalar ararken kendi Dünya’mızdan da oluyoruz.

Dünya’dan Kaçış

Dünya’dan çıkmaya çalıştıkça aslında ona daha çok tıkılı kalıyoruz. Uzaya bir şeyler yolladığımız zaman yakıtı biten ya da görevini tamamlayan parçalar, yük olmasın diye serbest fırlatılan cisimden ayrılır ve serbest kalır. Parçaların serbest bırakılmasının nedeni ise enerjiden tasarruf edilmesi çünkü uzaya bir şey yollamak inanılmaz zor. Bu serbest kalan parçalar genellikle yer çekimi olmayan ortamda ama Dünya’nın da yörüngesinde olan kısımlarda serbest kalır. Dünyadan birkaç yüz kilometre uzakta ve Dünya’nın yörüngesini kullanan uzay üsleri de aynı bu kalıntılar gibi Dünya’nın etrafında döner. Uzay üsleri zamanla Dünya’ya düşecek olsa da bu düşüş yüzyıllar alacaktır. Bu süre zarfında zaten o uzay üssünün kullanım süresi dolacaktır.

Mayın Tarlası

Uzaya onlarca senedir gidiyoruz. Bu gidişler sırasında az önce bahsettiğimiz kalıntılardan maalesef bolca Dünya’nın yörüngesine bıraktık. Yaklaşık olarak 2.600 kullanılmayan uydu, A3 kağıt boyutunda 10.000 obje, elma büyüklüğünde ise 20.000 obje, kiraz büyüklüğünde ise 500.000 parçacık, takip edilemeyecek 100 milyon parçacık şu an Dünya’mızı, uzay üsleriyle birlikte turluyor. Bu yığın dakikada 500.000 metre hızla Dünya’nın etrafında ”fink atıyor”. Çevremiz ölüm saçabilecek parçacıklarla dolu. Milyonlarca dolar harcanılan, kaynak sarf edilen uzay üsleri de bu mayın tarlasında. Ne kadar para harcağımız ya da tehlikeyi göz önüne almazsak bu uzay üsleri şu anki teknolojimizin kaynağı sayılabilir. Tüm teknolojimiz, mayın tarlasının içinde. Küresel iletişim, yer bulma sistemleri, hava durumu verisi toplayan sistemler, bize uzaydan bilgi veren sistemler uzay üslerinde saklı. Dünya’nın çevresinde yaklaşık 1.100 çalışan uydu var. Bunların herhangi birini bir kurşun bile etkisiz hale getirebilir. Her yıl birkaç uydu küçük bir çöp ile karşılaşıp kullanılmaz hale geliyor. Ve bu uydular da daha çok çöpe dönüşerek kısır bir döngüye giriliyor.

Kapılar Kapanabilir

Kendimize ördüğümüz çöp barikati, zamanla duvar olacak. Bunun, bu hızda uzaya bir şeyler yollamaya devam edersek 2030 civarı olması bekleniyor. Çöpler zincirleme olarak başka çöpler doğuruyor. Küçük bir kartopu, çığa dönüşecek. Şu an sürekli bir uzay üssünün parçalandığını duymamızın nedeni uzayın çok büyük olması. Ama zamanla çöpler çarpışarak başka çöpler doğuracağı için alan daralacak. Dışarı çıkışımız mümkün olmayacak. Ay’a, Mars’a koloniler kurma hayallerimiz son bulacak. Özetle yaptığımız şeyi 10 yıl daha yaparsak teknoloji olarak yaklaşık 40-50 yıl geriye gideceğiz.

En Çok Kim Kirletiyor

23 Ağustos, 2016’da Avrupa Uzay Ajansı’nın Gözcü-1 adındaki aracının bir çöp çarpması sonucu zarar gördüğünü duyuldu. Solar paneline çarpan çöp, aracı kullanılmaz hale getirmedi. Ama bu aracın şansı olabilir. Bu çöpleri bizim başımıza saranlar kimler? Listemiz 1.Amerika(4037), 2.Rusya(Sovyetler Birliği ile birlikte)(4035), 3.Fransa(334), olarak ilerliyor. Dünya’nın geri kalanı için bu sayı 259. Yani 3. sıradaki Fransa Dünya’nın geri kalanından daha fazla kirletiyor Dünya’yı. Bu sayılar hatrı sayılacak derece büyük olan çöpleri belirtiyor.

Çözüm Yolları

Uzaya yollanan uyduların zıpkın ya da ağ kullanarak çöpleri olabildiğince toplaması kullanılması düşünülen fikirlerden birisi. Şöyle bir sorun da var ki Dünya zaten kirli. Çevremizdeki kirliliği içeri taşımak ancak onu dönüşüme sokabilirsek mantıklı bir fikir. Her şeyde olduğu gibi bu çözüm yolunda da riskler mevcut. Uydu çöpü tutup Dünya’ya giderken çöp ile çarpışıp parçalanabilir. Bu da 1 çöpten kurtulmak isteyen bize binlerce çöp getirir. Elektromıknatıs kullanarak çöpleri itmek de bir fikir. Bu mıknatısları konumlandırdıktan sonra bunların çöpleri Dünya’ya itmesini bekleyeceğiz. Lazer kullanmak da mantıklı bir fikir olabilir. Çöpleri vurarak onları buharlaştıran lazerler zıpkın ve ağa göre daha risksiz bir yöntem. Aslında hangi yolu kullanacak olursak olalım, buna hemen başlamamız gerekiyor. Yarın zavallı Dünya’mız için çok geç olabilir.

Bir cevap yazın

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe