Hayvanların Hiroşima’sı:İnsanlar

Tahmini Okuma Süresi: 2 dakika

Et Aslında Dünyamızı Mı Yiyor?

Et yemek aslında bize kattığından daha çok şeyi bizden götürüyor. İnsanlar et üretmek amacıyla hayvan yetiştiriyor. Dünyada 23 milyar tavuk, 1.5 milyar sığır olduğunu biliyoruz. Bu sayılar beslenmek için milyarlarca canlı olduğunu bize gösteriyor. Dünyadaki bütün tarım alanlarının yaklaşık %85’i sadece çiftlik hayvanlarının beslenmesi için kullanılmaktadır. Dünyadaki arazilerin çeyreğine tekabül eden bu alan Dünyamızın verimliliğini düşürüyor. Hem hayvanların yemesi için yetiştirilen bitkiler için hem de bu canlıların içme suyu göze alındığında tatlı suyumuzun çeyreği et yememiz için gidiyor diyebiliriz. Yani kısaca et yemek için kaynaklarımızı verimli kullanmaktan uzak bir noktaya gidiyoruz.

Verdiğimizi Alamıyoruz

İnekler, yedikleri besinlerin %5’ini bile ete çevirmiyorlar. Yani verdiğimiz besinlerin %95’i bizim için değil, ineklerin metabolik faaliyetleri için gidiyor. Bir inekten 1 kilo et üretmek istiyorsak ona 25 kiloya yakın tahıl vermeliyiz. Bunun yanında sığıra 15 tona yakın su vermemiz gerekebiliyor. Bu kadar kaynak ayırdığımız et, aslında yediklerimizin 5’te birini oluşturuyor. Açlıkla savaşan ülkelerin hala mevcut olduğu dünyamızda, hayvanlara verdiğimizin besin ile fazladan 4 milyara yakın insan doyurabiliyoruz. Ama biz bu kaynakları diğer insanlara dağıtmak yerine daha lüks(!) beslenmek için kullanıyoruz. İnsan kaynaklı doğaya gaz salınımlarının 5’te birinin kaynağı da et endüstrisi. Bu miktar kullandığımız taşıma araçlarının yaydığı gaz ile eşittir.

Kötü Koşullarda Yetişenler Dostlar

Her gün 200 milyon hayvanı yemek için öldürüyoruz. Yaklaşık 1.5 yılda tüm insanlık tarihi kadar hayvanı da yemek için öldürüyoruz demek oluyor bu. Hayvanlar da fabrikalaşan çiftliklerden geliyor sofralarımıza. Hayat standartları olmayan hayvanlar, daha çok et demek olacağı için gün ışığı görmemiş hayvanların etlerini de yiyoruz. Yavruladıktan sonra öldürülen inekler, erkek olduğu için yumurta üretimine katkıda bulunamayacağı için doğar doğmaz öldürülen erkek civcivler, annesinin sütünü içmesin diye doğumdan saatler sonra ellerinden alınan buzağılar, daha hızlı kilo alsın diye kafası yeme gömülen ve bu pozisyonda zorla tutulan hayvanlar belki de bize gerçekten ete ihtiyacımız olmadığını ama onların yaşamak için ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Tavukların istiflendiği karanlık odalarda, birbirlerine zarar vermesinler diye gagaları ve tırnakları kesiliyor. AB Organik Çiftlik Yasaları’na göre 1 metrekareye 5 tavuk düşüyor. Bu bile kulağa fazla gelebiliyor.

Ne Yapılabilir?

Öncelikle et yemek bizi kötü, yememek iyi biri yapmaz. Eti özel günler için saklamak dostlarımızdan ayrı olmadan onlara iyilik yapmanın bir yolu olabilir. Etin sürecini canlı olarak görsek de yerken duyduğumuz haz, bu sürecin etkisini bizden alabilir. Geleceğin dünyasında bilim bile et sunacaktır. Bu etler ile daha ucuz ve acısız bir beslenme tecrübesi yaşayabiliriz. O güne kadar neyi ne kadar yediğiniz sizin tercihiniz.

Bir cevap yazın

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe