Hepimizin Tarihi

Tahmini Okuma Süresi: 3 dakika

Başlangıç

İnsanlık tarihini en başından bu yana incelemeye çalışacağız. Bizim hikayemiz 6 milyon yıl önce Hominini oymağının ayrılmasıyla başlar. Hominini oymağı homo cinsi ile pan cinsinin ve onların atalarının bulunduğu oymağın adı. İnsan yaşamının bu basamağında iki ayağının üstünde durabiliyor, doğrulabiliyor ve gözlerini isteği doğrultuda hareket ettirebiliyordu. Ne oldu da doğrulabildi bu insanlar? Ağaçlardan indiler ve ayakta durdular çünkü bölgesel bir kıtlık ya da göçe zorlayıcı bir olay oldu. Ya da en azından biz öyle düşünüyoruz.Biraz daha ileri gidelim. 2 milyon yıl önce ilk insan örneği olan Homo cinsi ortaya çıktı. Tahmin edilenin aksine tek bir tür insan yoktu. Homo Sapiens Sapiens olan bizler 200 bin yıl önce dünyaya ayak bastığımızda etrafımızda bizden başka en az 6 tür daha insan vardı. Eğer bir zaman makinemiz olsaydı ve o zamanlara gitseydik etrafımıza baktığımızda farklı gezegenlerden gelen ırkların bir arada yaşadığını düşünebilirdik.

Sapiensler ve Erectuslar

Bu türlerden belki de en başarılı olanı Homo Erectus oldu. İki milyon yıl boyunca hayatta kaldılar. Bir bataklığa yüzüstü düşmüş halde bulunan Turkana Boy adı verilen Homo Erectus iskeleti, günümüze neredeyse zarar görmeden ulaştığı için bizi birçok konuda aydınlatmıştır. Homo Erectuslar oldukça irilydiler, avcılık ve leş yiyicikle hayatlarını devam ettiriyorlardı. Homo neanderthalensis ise bundan 200-250 bin yıl önce ortaya çıkmıştır. Neandertaller ile Homo Sapienslerin birbiriyle karşılaştığını kanıtlarla biliyoruz. Asya’da bir fosilin bu iki türün çiftleşmesiyle oluştuğu anlaşılmıştır. Bazı uzmanlarca türlerinin farklı olduğunu fark etmeden bunu yapmışlardır. Neandertallerin kemik yapısı çok tipikti. Çene kemiğindeki mandibular kemik kanalının yapısı kendine özgüdür. Nasıl yok oldukları kesin olarak bilinmese de kendillerinden daha gelişmiş ve iletişimleri daha iyi olan Homo Sapiensler tarafından yok edilmişlerdir. Ölülerini gömdükleri için çok fazla kalıntı bıraktılar. Bu yüzden en fazla bilgi sahibi olduğumuz hominid türdür. Bu kalıntılara bakarak ayaklarının kocaman olduğunu, parmaklarının hantal olduğunu ve bu nedenle ince el işleri yapamadıklarını biliyoruz.Diğer insanların sonuncusu, bilinmeyen bir nedenden ötürü 10.000 yıl önce ortadan kayboldu. Bu altı ya da daha fazla türün DNA’sını biz hala yüzde birkaç olarak taşıyoruz. Bu bize türlerin arasında kaynaşma olduğunu gösterse de kesinlikle türler birleşmemiştir.

Biraz Tempo

2.8 milyon yıl önce insanlar alet kullansa da belki de 2 milyon yıl boyunca ateşi kontrol edemediler. Ateş besinleri pişirmek demekti. Pişirilmiş et, balık besini daha besleyici yapıp beyinlerinin gelişimini hızlandırdı. Ateş geceleri karanlıktan kurtardı. Gececi hayvanlardan korunma fırsatı verdi. Avcıları korkuttu, avlanmak için kullanıldı. 300.000 yıl önce farklı insan türlerinin çoğu küçük topluluklarda yaşadı. Bu topluluklar avcı ve toplayıcıydı. Ateşleri, tahtaları, taştan araçları ve gelecek için planları vardı. Ölülerini gömerlerdi, kültürleri vardı. Bunlardan daha da önemlisi birbiriyle basit de olsa konuşarak iletişime geçerlerdi.

Depar

50.000 yıl önce yenilenme hızında bir patlama oldu. Aletler ve silahlar geliştirildi. Kültür ise daha da kendilerine özgü oldu, yani karmaşıklaştı. Bunların hepsini getiren insanın çok amaçlı beyni oldu. Artık insanlar bilgide detaya inip irdeleyebiliyordu. Konuşma dilleri ise daha çok şeyi anlatabilecek kadar evrildi. Böylece iş birliği kurmak çok daha kolay ve etkili oldu, vücut olarak daha zayıf olduğumuz canlılara bu şekilde karşı koyabildik. Her ne kadar iş birliği yapabilsek de kurt sürülerinden daha az uyumlu hareket ediyorduk. Artık beynimiz gelişiyordu. Beynimiz gelişmesi bize bilgiler arası ilişki kurmayı öğretti. Babamızın ya da annemizin avlanma tekniklerini ya da yemeklerini nereden bulduklarını öğrenebiliyorduk. Yani bilgi nesilden nesile korunuyordu. Atadan gelen bilgi ile o gün gördüğümüz bilgiyi harmanlayabiliyorduk. Sonraki 35-40 bin yıl boyunca ortalama yaşam süremiz aynı kaldı. Hayatta kalmak çok zordu, sosyal hayat güçlüydü. Bu nedenlerden ötürü ortalama beyin hacminin şu anki insanlardan büyük olduğu düşünülmektedir. Biz daha onlardan daha çok şey bilmemize rağmen birey olarak atalarımız bizden üstündü.

Tarım ve Dengeler

12.000 yıl önce Dünya üzerinde birkaç yerde, birbirinden bağımsız olarak tarım geliştirildi. Tarım dengeleri değiştirdi. Önceden güçlü olmayan aç kalıyordu. Herkes avcı olamıyordu ve yetenek gerektiriyordu. Tarımla beraber besin kaynağı sayısı arttı. Zayıflar da hayatta kalabildi. Daha iyi alet yapmak için uğraştılar. Daha iyi hayvan geliştirmek için yollar düşündüler. Tarım için çok kişi gerekebileceğinden insanlar ekin etrafına yerleşip birleşti. Avcılıkta gün sonunda aç kalabilseler de tarımda neyin ne zaman geleceği az çok tahmin edilebiliyorlardı. Bu da gelecek için plan yapmayı geliştirdi. Yemeklerini beraber saklamaya çalıştılar. Yemeği korumak önemliydi ve bu güvenlik ancak birlikle sağlanabilirdi. Topluluklar daha da büyüdü. İlk kez savunma için duvarlar, gözetlemek için kuleler yapıldı. Savunmada iş birliğine gidildi. Topluluklar köylere, köyler şehirlere, şehirler daha sonra krallıklara ve imparatorluklara dönüştü. Artık bilgi takası vardı. Bilgi vermek ya da almak için yolculuklar yapılıyor, bilgi için savaşılıyordu. Bilgi paylaşıldıkça gelişme katlanarak arttı.

İnsan ve Bugün

Birkaç yüz yıl önce bildiklerimizi fizik, astronomi, biyoloji,kimya ve matematikle kanıtladık. Şu ana kadar birkaç beygir gücümüz vardı. Modern Dünya’ya birkaç beygir güç yetmiyordu. Buharı kullanmaya başladık. Buna Sanayi Devrimi dedik. Birleşmiş Krallık’ta başlayan bu furya daha sonra tüm dünyayı sardı. Verimimiz katlanıyordu. Daha az güçle binlerce insanın yapabildiğinden daha fazla iş yapabiliyorduk. Devrimler hızını alamıyordu. Bilgisayarın icadı ve her eve girmesi, internet ile birlikte dünyayı yönetmeye başladı. Artık Ay’ı, diğer gezegenlerdeki hayatı, okyanus diplerini, yıldızları, genetiği, yazılımı merak ediyoruz. Standart bir lise öğrencisi birkaç yüzyıl önceki bilim adamları kadar bilgiye sahip. Şu anki yaşantımız insan tarihinin 10.000’de biri kadar. Eğer kendimizi yok etmezsek ya da bizi birileri yok etmezse belki de birkaç yüz nesil sonramız bizlerden atalarımız diye bahsedebilir.

Bir cevap yazın

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe